Bugun...
Reklam


Reklam
Ömer Seyfettin Hikayeleri Neden Çocuklara Okutulmamalıdır?
Ömer Seyfettin hikayelerini çocuklarınıza okutmadan önce mutlaka bu yazıyı okuyun.

Ömer Seyfettin Hikayeleri Neden Çocuklara Okutulmamalıdır?
+ -
Reklam

Ömer Seyfettin Kimdir?

1884–1920 yılları arasında yaşadığı otuz altı yıllık dünya macerasında birçok esere imza atan Ömer Seyfettin’den geriye kalanlar içerisinde, en çok tanınanı ve okunanı şüphesiz onun hikâyeleridir. At isimli hikâyesini 1908’de Tenkid mecmuasında yayınlanmasıyla başlayan bu kalem faaliyeti, son nefesini verdiği 1920’ye kadar aralıksız yirmi yıl sürmüştür. Bu yıllar 
ihtilal ve savaş yıllarıdır.

 

Ömer Seyfettin'i Anlamak
Edebiyat eleştirmeni Mehmet Kaplan “tip”leri anlatırken, onların muayyen bir devirde toplumun inandığı temel kıymetleri temsil ettiğini vurgular. Bazen yazarlar bu temel kıymetlerin kaybolması endişesine kapılmışlar ve oluşturdukları kahramanlarla toplumda ihtiyaç duyulan insanı ve sahip olması gereken değerleri gösterme yolunu tercih etmişlerdir.

Ömer Seyfettin daha çok vatan ve millet kavramı etrafında olayları şekillenmiştir. Çünkü Ömer Seyfettin’in hikâyelerini yazdığı dönem, 1908-1920 yıllarıdır. Bütün bir Türk tarihi içinde bu yıllar, bu iki kavramla ilgili sıkıntıların en üst seviyede yaşandığı yıllardır. Buraya kadar bir sorun yok. Ama Ömer Seyfettin'in belki de tarihi değeri olan hikayelerini çocuklara okutmamamız ne kadar doğru? Peki neden?

 

Ömer Seyfettin Hikayeleri Neden Çocuklara Okutulmamalıdır?
Ömer Seyfettin hikayelerini çocukken okumuş günümüz büyüklerinin yorumlarını sizin için derledik.

 

Korku ve Acı Dolu Hikayeler
Ömer Seyfettin Türk edebiyatında kısa hikayeciliğin, öykü yazarlığının en önemli isimlerinden biridir. Ama yazdığı eserlerin paragraf sayısının az olması çocuk hikayeleri yazdığı anlamına gelmez. Yazarın eserleri yetişkinler için yazılmış eserlerdir. Konuları itibari ile Kaşağı, Bomba, özellikle Beyaz Lale gibi hikayeler çocuk psikolojisini altüst edecek yapıdadır. Bu hikayelerdeki korku ve acı duyguları ile çocukları baş başa bırakmaya gerek yoktur.
 
Çocuğa Kendini Kötü,Suçlu Hissettiren Hikayeler
Özellikle Kaşağı, Diyet gibi öykülerden sonra çocukluğunda kendini çok suçlu hisseden günümüzün yetişkinlerinin bazıları Ömer Seyfettin hikayelerinin özellikle ilkokul müfredatında yer almasına karşı.

 

Trajik 'Kaşağı' anısı
 Okumayı yeni öğrendiğim zamanlardı. okumaya çalışmak başlı başına bir işkenceyken Kaşağı hikayesini okumak akıl almaz bir işkenceydi. Ailemden uzakta olduğum bir dönemde her gece ağlaya ağlaya zorla kaşağıyı okuduğum o günleri unutamıyor ve nerede Ömer Seyfettin'in adını duysam irkiliyorum.



Bu haber 2032 defa okunmuştur.

Reklam

YORUMLAR

Nuri Turan
16-01-2016 23:24:00

Google'da Arama yapınca karşıma çıktı siteniz. Keşke yazan kişi daha ayrıntılı yazsa idi. Ömer Seyfettin hikaye tekniği olarak çocuk kitapları yazmaya bilir. Ancak degerlerimizden biridir. Gülten Dayıoğlu Kemalettin Tuğcu ne kadar biliyor du bu işi ki o bilsin. Fon sadristaynin oğlu ve karısı kitaplarını okumadan koç hikaye sini bilmeden çocuk yetismez

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
YUKARI